26 kişi kendisini tutuyor, 3 arkadaşı var.
yine de ağustosun sıcağını anımsamak gerekir arada sırada
Eylül her ne kadar sokulsa da kanına
Eylülün hemen ağustosun ardından gelmesi sence de tesaduf olamaz dimi??
bence değil...
Ben de de güz...
Sen de de güz... yani sen de de
"Aynı soğuk, aynı hazan"
Ne güzel bir hayat başlığı...
Hadi sıyrılalım bu sarı düşlerden...
diye yeltensem de
evet güzel bir başlık...
Olgunlaştırır hazan insanı..
Makbere kırmızı bir domates gibi girmek kadar kötü bir şey var mı?
Ruhun öyle bir ağır olsun ki, bedeninden ayrıldığında, bedenin çürük bir domates gibi geri de kalsın...
Bu yüzden, sen gittiğinde sevdiklerin baş ucunda, en çok gözlerine ağlasın..
Ağladıklarına ağlasın...
Hey gidi yalan dünya,
bir kış mangalıyla ısınırmış dedem
sevgiler bile üşütecek torunumu
sonbaharına yetiştim dünyanın ben.
"Her şey şiirdir, sevinç ve kader
Dünyada olmak duygusu...
Kıyıda, ıssız kayalarda
Kendi başına ışıldayan su"
Ataol Behramoğlu
diyalektik mutsuzluklar
bir uzak sabah denizidir gittiğin kapı
ellerinde rüzgârın taşınmaz çamurları var
köpürmüş soylarımı toplarken çürüyen yanlarımdan
inan batmış şehirler gibi onarılmaz anılar
gözlerinde unuttuğum o eski aciz miras
almaya gelsem soluğumda dalgın yosun kokusu
biliyorum artık hiçbir gemi beni taşımaz
ve yeniden büyür içimde mağrur bir zakkum gibi
terk edilmek korkusu
susarsın bir silahsızlanma akşamı
susarsın dudaklarında ıslıklar kanar
öpülmez dudakların ıslık yarası
mavzerdir dokunmalarım kirvem bilirsin
öpemem, öpersem tekmil bir aşiret tragedyası
hüznünü ver bana yeter, gizli hüznünü
kolları bağlı hüzün olsun dört yanım
ırağına vurma beni kirvem, ağlarım, delirirsin
sonra derler haklıdır sevdası
geç olur ki artık onarmaz rakılar
geç olur bir yaraya rakının dağılması
sen denize sırtını dönen uykusuz dağlı,
gemiler nerde (ki çoğu hüviyetidir melankolinin)
nerde aykırı mavzerler (onlara sığdıramazsın ki öfkelerini)
barut esmeri tenine sevdalarımı sürdüğüm
nasıl taşıdım bunca yıl delirmiş saçlarında
o eski şark yelini
biliyorum dokunsam parmaklarım kırılır
dokunmasam eşkıya uykusuzluğu çetin silahlar gibi.
murathan mungan
Kalemin ucu maviye dokununca, ahenk kaçınılmaz oluyor (:
Güzeldi, damarlarımdaki kan sirkülasyonunu hissettim ((.
Teşekkürler.
Ah!
Sende olmasan...
Aradabir şefkatine muhtacım...(:
Teşekkür ederim, süper.
O halde bir yürekli şarkı da benim borcum olsun.
Yürekliye, en yüreklisinden. (:
"you knocked me out
i can never be the same
i pushed you over
and here we will remain"
Bir tür "ten" şarkısı (:
Teşekkür ederim çok güzel.
Ağrısı, hüzünle karışık bir şiir borcum olsun. :))
şiirsiz seans soğuk olur haklısınız..Size şiir getirdim;ısının ;)
YÜZÜMÜ SİZE ÇEVİRİYORUM
Yüzümü size çeviriyorum, siz misiniz?
Elimi suya uzatıyorum, siz misiniz?
Siz misiniz, belki de hiç konuşmuyorum.
Belki de kim diye sorsalar beni
Güneşe, çarşıya, kadehe uzatacağım ellerimi
Belki de alıp başımı gideceğim
Biliyorsunuz ya bir ağrısı vardır gitmenin
Nereye, ama nereye olursa gitmenin
Hüzünle karışık bir ağrısı.
// Edip Cansever
|
|
yeraltı edebiyatı5819 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
kadın1668 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
şiir1415 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
bilgelik takvimi204 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
feridun düzağaç45 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |